31 Mart 2011 Perşembe

Başlık mı? O gitti ya hayat zaten başlıksız kaldı...


Madem oyun oynuyorduk... Hazır sen bu kadar kaptırmışken rolüne kendini... Perdeler kapanmadan son bir kez, hayran bıraksaydın beni kendine... Öyle ki bende alkışlarla uğurlasaydım seni….

Olmadı ama yapamadık mutlu sonla bitiremedik bu filmi. Göz yaşlarımla sona eren bir finaldi bu. Yaşanmadan biten neyin ne olduğu belli olmayan saçma sapan bir senaryo ve oynamak zorunda kaldığımız roller. Yalan entrika ne ararsan vardı. Ne tuttuğum elin gerçekti ne de yanağına kondurduğum bir buse. Oyundu işte hepsi. Ben sana ömrümü verdim sense kötü adamı seçtiğin bir rolde durmadan devam ettin yoluna. Belki de nefes almaya ihtiyacın vardı, yada ne bilim dinlenmek için seçmiştin beni yorulduğunda nefes alabileceğin bir pansiyon gibi. Geldin kaldın ve gittin yatağı bile toplamadan. Şair demiş ya çarşafı bozulmayan bir sevdamız var diye şimdi daha iyi anladım onu. Bozulmayan daha bir sürü yaşanmamış şey. Geride kalan kırık bir kalp ve intihar eden göz yaşları. Böylemi olmalıydı sorusuna verilmeyen bulunamayan bir sürü soru. Kim kaybetti sen mi ben mi yada kim kazandı bu oyunu. Kaybeden olduktan sonra kazanmak neye yarardı ki zaten. Boşlukta mıydın okuduğun senaryoda yada ne yapacağını bilmiyordun denize düşen yılana sarılır gibi. Öylece mi sardın bir ahtapot gibi dört bir yandan. Nefesimi soluğumu kestiğin uykusuz gecelerde.

Saate bakıyorum da şimdi 19:19 benimi düşünüyorsun yoksa onumu diye sormadan edemiyorum kendime. O kadar çok şey var ki insanın kendini avundurması için mesela saat. Neymiş analog bir saatte aynı rakamlar denk geldiğin de sevdiğin seni düşünürmüş. Sahiden düşündün mü beni yoksa düşünmüş gibi mi yaptın. Hanginiz kandırdı beni hanginiz yalanlara boğdu yada kim çıkardı bunu ? Sanırım bunu çıkaran kişide aynı acıdan muhtelif. Yalnız olmadığımı bilmekte güzel. Neden seçmedin diye sorsam sana acaba ne cevap verirdin. Kötümü olmak lazım dı bu hayatta hani hep iyiler kazanırdı hani hep onlar gülerdi filmin sonunda. Sen neden seçtin kötü kadın olmayı neden ? fazla gelen neydi ben mi yetemedim sana zaman mı yetemedi bana ?

Seni severken kalbim ne kadar acıyordu beni görmezden gelirken içim sızlıyordu. Bilmiyorsun tabi nerden bileceksin ki sen benim sevdiğim gibi sevmedin ki beni. İntihar eden göz yaşlarım oldu yüreğimden yalancılığının lekesini çıkaramadığım. Neymiş ben üzülmeyeyim diye!!! Gecenin bir vakti uykum tutmadığında seni düşünen gören gözlerim kapanmıyordu Seni seven yüreğimi kimselere değişmezken sen sen gittin… Gittin!!! Şimdilerde ise belki bir gün geleceksin belki bir gün pişman olacaksın diye avunduruyorum kendimi. Biliyorum olmayacak öyle bir şey yaşanmayacak sığmayacak dökülmeyecek kelimelere olmayacak biliyorum. Ben işte bildiğin tanıdığın ben kendi kendime gelin güvey olan ben. Umutsuzluktanmıdır bilmiyorum işte böyle avunup duruyorum. Olurda bir gün gelirsen aynı adam olamamaktan korkuyorum yüreğim kabul etmezse kalbim bunu kaldıramazsa ya sonra sonra ne olacak yine aynı acılar mı yine aynı depremler mi yine aynı kalp sancısı mı ? Kim pansuman edecek kim saracak yokluğunun acısını? Kim şimdi yüzümü güldürecek ve kime meleğim diyecem yüzümü güldüren. Kimin gözlerinde bulucam cenneti kimin ellerinde ısıtacam yüreğimi? Kimin sesini duyduğumda bir bebeğin anne şefkatindeki o huzurunu bulacam kimin kimin ? Saçmalıyorum işte neyse sen gittin ve film bitti belki tekrarları yayınlanır en ücra köşelerde……………….

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder